Açık Erişimde Yaşanan Sorunlar

Dspace'de yaşanan sorunlar

Açık Erişimde Yaşanan Sorunlar


Ücretli abonelikler yoluyla erişilen ticari akademik yayınların bilimsel bilginin dağıtımı ve kullanımındaki etkisi elbette yadsınmamaktadır. Ancak giderek artan maliyetler nedeniyle, bilimsel yayınlara sadece maddi imkanı iyi olan kurumların akademisyen ve araştırmacı grubu erişebilmektedir. Bilimsel iletişim ağının zayıflamasına sebep olan bu yaklaşım ise nitelikli bilginin üretilmesinin önünde önemli bir engeldir.

Özellikle kamu kaynakları ile yapılan araştırma sonuçlarına, İnternet aracılığıyla finansal, yasal ve teknik bariyerler olmaksızın; erişilebilir, okunabilir, kaydedilebilir, kopyalanabilir, yazdırılabilir, taranabilir, tam metne bağlantı verilebilir, dizinlenebilir, yazılıma veri olarak aktarılabilir ve her türlü yasal amaç için kullanılabilir biçimde kamuya ücretsiz açık olması bugün bir çok ülkede yasal zorunluluk haline getirilmiştir. Bu konuda yasa çıkaran ya da çıkarma aşamasında olan ülkeler bulunmaktadır (Örneğin; İspanya, Birleşik Krallık, Arjantin ve Yunanistan). Birçok ülkede araştırma fonu dağıtan kurumlar araştırmalara destek sağlamanın ön koşulu olarak üretilecek bilimsel makale, teknik rapor, tez gibi yayınların herkesin erişimine açılmasını şart koşmaktadır. Bu koşula değişik ülkelerde kamu kaynaklarını kullanan üniversiteler (Örneğin; Harvard, Berkeley, MIT, Oxford) ve özel kuruluşlar (Örneğin; Wellcome Trust) da dahildir.

Bu bağlamda ulusal açık erişim politikalarının geliştirilmesi, yüksek öğretim kurumlarının da ulusal politikalara paralel politikalar benimsemesi gerekmektedir. Kamu kaynakları ile yapılan araştırma sonuçlarının açık erişime sunulması ve uzun dönemli korunması konusunda ülkemizde fon sağlayıcı kurumların da benzer politikaları benimsemeleri aynı derecede önem taşımaktadır.

Bugün ülkemizde üretilen akademik çıktılara değil erişebilmek, bunların tespitinde bile güçlükler yaşanmaktadır. Bu engeli ortadan kaldırmak amacı ile bilimsel yayınların tam bir sürümü açık erişim ve uzun dönemli arşivlemeye imkan verecek bir şekilde açık arşivde depolanmalıdır.

Türkiye’de açık erişimi zorunlu bir politika olarak kabul eden üniversite sayısı, Yükseköğretim Akademik Arşiv Projesi’ne (YAAP) paralel olarak artmaya başlamıştır. Ancak bu alanda üniversite senatosunca onaylanmış ilk politika, 2013 tarihli İzmir Yüksek Teknoloji Ensititüsü Açık Erişim politikasıdır.

Ülkemizdeki uluslararası standartlara uygun “Kurumsal Açık Erişim Arşivi” sayısı, OpenDOAR kayıtlarına göre Aralık 2015 itibariyle 137’dir. Bugün İngiltere’de açık erişimdeki yayın sayısı 42 milyon civarındken, ülkemizde bu sayı 40 bin civarındadır. Başka bir anlatımla, üniversitelerimiz kendi ürettiği akademik çıktıları toplayamayan, bu çıktılara eriştiremeyen, yayın performansları doğru olarak ölçülemeyen kurumlar görünümündedir.


Bu sorunların diğer sebepleri olarak şu hususlar gösterilebilir:

  • Kütüphaneciler : KA’lerin sahiplenen ve ilgilenen meslektaşların yetersizliği.

  • Akademisyenler : KA’ler hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan akademisyenler.

  • Üniversiteler : Kurumsal Akademik Arşivler gereksinimi ve faydasını kavrayamamış yönetim.

  • Uluslararası Rehberlere Kayıt : Alt yapı tamamlanmadan uluslararası rehberlere yapılan kayıtlar.